Sağlıklı bir insanın yaşam sürecinde belki de en verimli olduğu olgunluk dönemine denk düşüyor Ali Kazma'nın yapıtları. Ölümle ve doğumla büyük bir ilişkisi var. Bu ilişki bu iki gerçeğin tam da ortasında yer alan insanın üretim ve dönüştürme yetisinden kaynaklanıyor olabilir.
İrfan Önürmen 1987 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü'nden mezun oldu. Çalışmalarında farklı malzemeleri özgün biçimde kullanarak tül kolajlar, tül üstüne boyamalar, gazete heykeller ve enstalasyon serileri meydana getiren Önürmen, çağdaş medya merceğinden görünen kişisel ve kamusal deneyimler arasındaki ilişki ve farklılıkları açığa çıkarıyor.
Ali Elmacı’nın uzaktan bakıldığında rengarenk bir atmosferde görünen resimleri yaklaştıkça farklı boyut ve katmanlarda ciddi bir ironiyi barındırıyor. Durum tespitleriyle oluşturduğu serileri için her ne kadar bir önermesi olmadığını iddia etse de şimdiye kadar ele aldığı maddi ve manevi mirasın el değiştirmeden aktarımı, militarist bir toplumun nasıl yetişeceği, iktidarın eğitim politikaları gibi konularıyla ciddi bir eleştiriyi odağında tutuyor.
Çalışmalarında bireysel ve kolektif aidiyetin temsili, dilin anlamı, semboller ve medya tarafından iletilen bilgi, kültürel olarak kodlanmış anlayış kalıplarının temsilleri ile sosyal ve politik sistemin yapısı ve bunun kimliğin inşasıyla olan ilişkisini araştıran Günyol&Kunt’un Dirimart’ta açtığı ilk kişisel sergisi olan ‘’an-be-an’’ 12 Aralık’a kadar devam edecek.
Thames&Hudson’ın yayımladığı "Geleceğin 100 Ressamı" isimli kitapta adı geçen Evren Sungur, çalışmalarında bilinçaltına nüfuz ederken şok edici gerçeklerle yüz yüze bırakıyor. ''Organik Makine'' isimli son serisinde de alternatif evrim, neo-distopia, gerçeküstü medeniyet tasarımı gibi konuları ele alıyor.
Emre Hüner, Milano’da Güzel Sanatlar eğitimi almış multidisipliner bir sanatçı. Üretimini çizim, video, heykel ve yerleştirmeler üzerinden gerçekleştiriyor. Üretimlerinde medeni toplumu, onun tüm olası endişelerini ve medeniyetin gelişme sürecindeki geleceğini bilim, savaş, teknoloji ve mimarlık gibi gerçekler üzerinden analiz ederek sorguluyor.
Ergin Çavuşoğlu’yla, Rampa’da açtığı Adaptasyon - Sinefikasyon (Adaptation - Cinefication) isimli son sergisini, geçmişinin üretimine yansımalarını, geleceğe dair düşünsel ve sanatsal üretimini konuştuk.
Pera Müzesi’nde 26 Ağustos’a dek devam etmekte olan İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji başlıklı sergi, İstanbul kent tarihinin sosyokültürel yapısına plaj kavramı üzerinden ışık tutuyor.
Çoklu düşünmenin izini sanat eseri üzerinden arayan ulusal ve uluslararası 34 sanatçıya yer veren ''Çiftdüşün: Çiftgörü'' 6 Ağustos’a kadar Pera Müzesi’nde devam ediyor. Kurumların doğrusal düşünceyi seven metin temelli yönteminin günümüzde geçerli olmadığını bilen sanatçılar eleştirilerini işlerinde farklı yollarla gösteriyor; bir çokludüşün sistemiyle metin ve imge arasında kavramsal bir denge kuruyor.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.