Koleksiyon Seçkileri: Cem Altınel

Koleksiyon Seçkileri: Cem Altınel

Cem Altınel: “Koleksiyonumun altın standardını belirlememle yanlış alımlardan kurtulup çizgim üzerinde ilerlemeye başladım.”

 

Röportaj: Hazal Gençay

 

 

 

1- Eser satın almaktan koleksiyonerliğe geçişiniz nasıl oldu?

Çocukluğumda pul toplardım, gençliğimde fotoğraf ve kartpostal. Kitaplar ise her zaman sığınağım oldu. Bilindiği gibi koleksiyonerlik bilgi, tutku ve bütçe ayaklarının birleşiminden oluşuyor. Öğrenme sürecim ufak ve yanlış alımlarla başladı. Eşimin cesaretlendirmesi ile toplayıcılıktan koleksiyonerliğe geçtiğimi düşünüyorum. Koleksiyonumun altın standardını belirlememle yanlış alımlardan kurtulup çizgim üzerinde ilerlemeye başladım. Artık sanatçıların altın standardıma uyan çalışmalarını bir araya getirerek kendimi ifade edebiliyordum. Bu aşamadan sonra koleksiyon sizi yönetmeye başlıyor. Yeter ki ne toplamak ve kendinizi nasıl ifade etmek istediğinizi bilin.

 

 

Yüksel Arslan

 

 

2- Koleksiyonunuzu hangi temeller üzerine kuruyorsunuz?

Benimki figür ağırlıklı bir koleksiyon. Peyzaj, ölüdoğa, soyut, enteriyör işlere yakın değil. Kavramsal, dijital, yerleştirme, heykel, moda, fotoğraf, kolaj sanatlarını içermiyor. 68 kuşağı sanatçıların yapıtları çoğunlukta. Genelde izleyiciyi düşündüren, içine çeken, gerilimli, çatışmalı pentür yoğunluklu çalışmalar.

 

 

Komet

 

 

3- Takip ettiğiniz bir dönem, konu ya da üslup var mı?

Milenyumun sanatımıza, sporumuza, yazınımıza ve sosyal yaşamımıza iyi gelmediğini düşünenlerdenim. Resim koleksiyonumu 2000 yılı öncesi çalışmalardan kotarmaya çalışıyorum. Figür ağırlıklı, deformasyonu önemseyen bir çizgideyim. Figür soyutlandıkça benim gözüm resimden kaçıyor. Metropol yaşamını dingin sayfiye yaşamına tercih ediyorum. Konularım belli ama biçem tercihlerimde sınırlama yok.

 

 

Selma Gürbüz

 

 

4- Keşke koleksiyonuma dahil olsaydı dediğiniz bir sanatçı var mı?

Olmaz mı! Canan Tolon, Ömer Kaleşi, İhsan Cemal Karaburçak, Metin Talayman ilk aklıma gelenler. 

 

 

Aka Gündüz Temur

 

 

5- Bir eseri alırken hiç enteresan bir macera yaşadınız mı?

Bir yapıtın alınması ya da alınamaması baştan sona bir maceradır benim için. Hindistan’da yolculuk nasıl bir macera ise resmi alana kadar geçirdiğiniz süreç de eve dönene kadarki maceranızdır. Bu maceralar serüveninizi oluşturur. Örneğin koleksiyonumdaki Erol Akyavaş’lar için yıllarca bekledikten sonra onları Kıbrıs’tan getirmemiz en uzun soluklu maceramdır. Yüksel Arslan’ları koleksiyonuma katmak için verdiğim savaşım bir diğer hoş maceradır. Aka Gündüz Temur’lar ise tadına doyulmayan söyleşilerin ürünüdür.

 

 

Özer Kabaş

 

Etiketler: Magnet, Pop-Up Interview, Koleksiyon Seçkileri, Cem Altınel Koleksiyonu
Mart 05, 2026
Listeye dön
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR