Şakir Gökçebağ: Görsel Bir Düzenlilik Hali

Şakir Gökçebağ: Görsel Bir Düzenlilik Hali

Asıl çıkış noktası obje ve mekan olan Şakir Gökçebağ sanata yaklaşım biçimiyle birçok farklı akımın içine dahil olan işler üretiyor. Çözümlemelerinde yalın adımları tercih eden sanatçı için estetiğin kendisi konsept kadar önemli, grafik ise bir düşünceyi görselleştirmek adına işin zeminini oluşturuyor. Alternatif düşünce biçimleri sunarak izleyicinin ne düşündüğüne değil kendisiyle birlikte düşünmeye başlamasına odaklanan Şakir Gökçebağ’ın mekan ve mekana dahil olan zarifçe dönüştürdüğü objeleri bir satranç oyununun parçaları gibi.

 

Yazı: Hazal Gençay Sungur

 


Şakir Gökçebağ, Shared Space, 2009

 

Şakir Gökçebağ’ın görsel bir düzenlilik halinde olan çalışmaları ironi yüklü, zekice ve bir o kadar da çağdaş ve yalın. Eşyaları çeşitli ebat ve şekillerde parçalayıp ele aldığı mekan kapsamında yeniden bir araya getirerek farklı bir boyuta sesleniyor. Günlük nesneleri esas günlük özelliklerinden ayırıyor ve onları salt birer form olarak algılamaya yol açacak şekilde yeniden konumlandırıyor. Sanatçının yaptığı şey kişisel yorumlamalara açık bir durum ortaya çıkartarak izleyiciyi kurgulanmış fakat kuralsız bir oyunun içine dahil etmek. İzleyici, başkalaşan özneyi sanatçının perspektifiyle birlikte tekrar harmanlayarak kendi cümlelerini kurabiliyor. Asıl çıkış noktası obje ve mekan olan Gökçebağ sanata yaklaşım biçimiyle birçok farklı akımın içine dahil olan işler üretiyor. Aslında sıradan olanı basit çözümlerle sıradışı bir hale getiriyor. Ayakkabı, şemsiye, süpürge, halı, tuvalet kağıdı gibi günlük objeleri büyük boyutlu yerleştirmelere dönüştürerek biçimsel ve sosyal eleştiriyi mizahi bir dille sunuyor.


Şakir Gökçebağ, Untitled, 2011

 

2016 yılında LVR-LandesMuseum Bonn, Landschaftsverband Rheinland, Leo Breuer ailesi ve GKG-Bonn işbirliğinde dokuzuncu defa verilen Leo-Breuer Ödülü’nün sahibi olan Şakir Gökçebağ; 2015 yılında grant from Stiftung Kunstfonds; 2013 yılında publication grant, Stiftung Kunstfonds; 2012 yılında George Maciunas Prize'a da layık görüldü. Ayrıca yine 2016 yılında gkg Bonn'da Objectations; Kunstverein Pforzheim'da Brella & Et Cetera ve Kunstverein Ludwigshafen'da Reorientation isimli hiç iş tekrarı yapmadığı üç kişisel sergini açtı.

 

Sanatını ‘’görme ve bakmanın ötesinde, samimi, kendiliğinden, kolay anlaşılır, hayata dair, deneysel, bunu ben de yaparım dedirtebilen ve anti-standart’’ şeklinde tanımlayan Gökçebağ’ın en üretken olduğu anlar aylaklık zamanları. Mimari, tasarım, heykel ve yerleştirmeyi harmanlayan resimvari/desenvari çalışmalarında en başından beri alternatif bir arayışı sürdürüyor. Sanatının bütünü başlı başına aslında verilmek istenen mesajın kendisinden ibaret. İnsanın çevresi ve tabiatıyla ilgili farkındalık yaratmak ya da eşyanın tabiatıyla oynamak, bir başka dünyanın kapısını aralamak demek. Şakir ise tam da bu mesajın üzerine yoğunlaşıyor ve ‘’varsa bir mesaj bu onu görmek isteyenle ilgili bir durumdur’’ mantığında ilerliyor.

 


Şakir Gökçebağ, Three Basic Prayers, 2010

 

Gündelik hazır objeleri malzeme olarak kullandığı işlerinde aslında güçlü bir eleştiri hakim. İzleyenin meraksız bakışlarını oyuna dahil etmek genelde eleştiri, mizah ve politika gibi unsurlar dahil edilerek gerçekleşir. Fakat asıl zor olan bunu yalın bir anlatımın içine dahil etmek. Gökçebağ’ınki aslında yazısız bir karikatür yapmaya benziyor; onun sanatında yaratıcılıkla harmanlanmış yüksek bir mizah olmasa da hafif tebessüm ettiren bir durum herzaman var.

 

Malzemenin fonksiyonu, onun izleyicideki imajı, malzeme ile mekan arasındaki ilişki gibi parametrelerden hareketle sanatçının üretimindeki yola çıkış noktasını, malzemenin kendisi veya mekan belirliyor. Fakat işlerle karşı karşıya geldiğimizde asıl belirleyici etkenin temelinde form/biçim’in kendisinin olduğunu anlamak güç değil. Gökçebağ’ın sanatında kontrastlık ise önplanda. Bir sanat eserinde renk gibi biçimsel elemanlarda varolan kontrastı kavramak kolaydır fakat Gökçebağ’ın işlerinde yer alan düşünsel kontrastlığın farkına varmak için üzerinde biraz zaman harcamak gerekiyor çünkü Gökçebağ’ın mekan ve mekana dahil olan zarifçe dönüştürdüğü objeleri bir satranç oyununun parçaları haline geliyor. Çözümlemelerinde yalın adımları tercih eden sanatçı  için estetiğin kendisi konsept kadar önemli, grafik ise bir düşünceyi görselleştirmek adına işin zeminini oluşturuyor. Alternatif düşünce biçimleri sunarak izleyicinin ne düşündüğüne değil kendisiyle birlikte düşünmeye başlamasına odaklanan Şakir Gökçebağ 3 Mart’ta Städische Galerie Nordhorn’da açacağı ve tüm işlerini keserek hazırlayacağı Altın Kesim / Der Goldene Schnit isimli kişisel sergisi için hazırlanıyor. Ayrıca yine bu yıl yayına girecek olan Kunstverein Pforzheim ve Kunstverein Ludwigshafen ortaklığında hazırlanan sanatçı kitabını da sabırsızlıkla bekliyoruz.

 


Şakir Gökçebağ, Pop Art V, 2013

 

Şakir Gökçebağ (1965, Denizli) Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisans ve Sanatta Yerlik derecelerini aldı. 2001 yılında Almanya’ya gidinceye kadar aynı fakültede öğretim üyesi olarak çalıştı. Eğitmenlik işine 2013 yılına kadar  Hamburg’da devam etti. Türkiye'nin yanı sıra aralarında Arp Museum, CentrePasqu Art, Martin Grophius Bau ve Sotheby’s’in de olduğu Avrupa’nın pek çok sanat merkezinde sergiler açtı. George Maciunas, Markus Lüpertz, Stiftung Kunstfonds, Leo Breuer ödülleri ile Alman ve Avusturya hükümetlerinin çesitli burslarını da alan sanatçı çalısmalarını Hamburg’da sürdürüyor.

 

 

Etiketler: Magnet, Şakir Gökçebağ, Artfulliving
Eylül 29, 2020
Listeye dön