Mustafa Taviloğlu: ''Koleksiyon oluşturmak için mesai harcamanız gerekir.''
Röportaj: Hazal Gençay Sungur

 

 

1- Eser satın almaktan koleksiyonerliğe geçişiniz nasıl oldu?      
1972 yılında ilk kez resim almaya başladığımda, ileride hayatımın önemli bir parçası haline gelecek bir koleksiyona başladığımı bilmiyordum. O yıllarda bugünkü gibi bir sanat piyasası henüz oluşmamıştı. Ben resmi sevdim, sanatçıyı sevdim ve amatör bir heyecanla başladığım bu yolculukta koleksiyoner olmak gibi bir iddiam yoktu.

 

 


Sait Mingü

 

2- Koleksiyonunuzu hangi temeller üzerine kuruyorsunuz?         
Koleksiyon oluşturmak için mesai harcamanız gerekir. Benim koleksiyonum toptan alınmış bir koleksiyon değil. Hepsi benim kendi gözüme güvenerek emek ve zaman harcayarak koleksiyonuma kattığım yapıtlar. Koleksiyonum pentür ağırlıklı ancak son on beş senedir sadece çağdaş işler alıyorum. Fotoğraftan heykele, enstalasyondan videoya kadar farklı medyumlardan birçok iş yer alıyor.

 

 


Evren Sungur, Gövde Gösterisi, 2012, Tuval üzerine yağlıboya, 250x200cm

 

3- Takip ettiğiniz bir dönem, konu ya da üslup var mı?  
Resim sanatının belli bir akımıyla, belli bir ekolüyle ilgilenmek yerine, eski yeni ayrımı gözetmeden, birbirinden çok farklı akımları ve tarzları izlemek yolunu seçtim ve bundan büyük bir keyif duydum. Son 10 senedir hiç ismini bilmediğim gençlerden iş almaya çalışıyorum ve bunları da sadece ve sadece gözümle değerlendiriyorum ve memnunum.

 

 


Ali Elmacı

 

4- Keşke koleksiyonuma dahil olsaydı dediğiniz bir sanatçı var mı?          
Bu 50 sene zarfında muhakkak ki olmuştur. 30 sene önce Yahşi Baraz’la küslüğüm birçok eski resmi kaybetmeme sebep oldu. İki sene sürdü küslüğüm. Bir de Taner Ceylan’ın bir resminde biraz pasif kalmam hataydı.

 

 


İrem Tok

 

5- Bir eseri alırken hiç enteresan bir macera yaşadınız mı?          
Çok büyük bir İstanbul resmini ikinci sefer almaya gittiğimde satıldığını görmek beni üzdü. Kimin aldığını öğrenmek daha fazla üzdü.

 

 


Fatih Temiz

 

 

Esra Gezer